26 Ağustos 2009

gerçekler baharatlıdır

bir koca kap sade dondurmayı kendi başıma yemeye kalkışıyorum şu anda. buna düpedüz dondurma kıskançlığı yapmak denir. yarısından fazlası eriyip çöpe gidecek bi şeyi inatla yemeye devam etmek. bitirebilecekmişçesine. türkçe'deki en uzun kelimelerden biri.

kadınlara ve erkeklere yüklediğim katı roller ve kurallar var, bugün bunu anladım. bazı erkekleri bazı durumların içinde hayal edemiyorum mesela. hani çok aşık olduğunuz birinin tuvaletteki halini düşünemezsiniz ya, öyle işte. önemseyip kafamda ayrı bir yere koyduğum insanlara insanüstü insan muamelesi yapmaktan ne zaman vazgeçeceğim acaba? karşımdaki insana insanüstü damgasını sorgusuz sualsiz yapıştırıp insanüstülüğe sığmayan bi şey yaptığında (yani normal bildiğin insanlığa sığan bir şey) ondan soğumasam ya.

übermensch diye bi şey yoktur, übermensch diye bi şey yoktur, übermensch diye bi şey yoktur...
gördüğümüz bütün o karizmatik adamlar burunlarını karıştırıyorlar, porno izliyorlar, hatta coupling'teki patrick misali eski aşklarının uygunsuz fotoğraf ve videolarından bir high honor albüm yapıyorlar.
vallaha bak.

Hiç yorum yok: