12 Mart 2009

bir gün hasan amca

bugün hasan amca'nın hikâyesini dinledim a beycim'den (az saşlı, (şimdilik) az sakallı olan). yani aslında o bir küçük cümlecik söyledi, hikâyeyi ben yazdım kafamda. ama tanımak istedim sakaryalı hasan amca'yı.

öyle bir adammış ki hasan amca, her gün kahveye (bkz. kahvehane) gidermiş. kahveye giderken de kaldırım taşlarının çizgilerine basmadan yürümeye çalışırmış. kahvede bahisler dönermiş hasan amca üzerinden. bir gün gençten biri yükseltmiş sesini demiş ki kalıbımı basarım hasan amca evle kahve arasında kaç tane kaldırım taşı olduğunu biliyordur! herkesin ilgisini çekmiş tabii bu iddia. a beycim de bir köşede çayını yudumlamaktaymış o sırada. sinik entel pozlarında gözlem yapmaktaymış. zaten enteller hep gözlem yaparlar, çözüm üretmezler. neyse. yine başka bir gençten biri kesmiş yolunu hasan amca'nın: hasan amca, hasan amca söyle bakalım, kaç tane kaldırım taşı var demiş. hasan amca kaldırmış başını, bir çırpıda 128 tane evlât demiş.
hikâye bu kadar aslında,
ama bunun görünmeyen yüzünde neler var neler, mesela ben 1 lireye herkesle iddiaya girerim ki hasan amca'nın yazıp yazıp sayfalarını hanımın çeyiz sandığına attığı kayıp bir romanı var. adı da disconnectus erectus. ya da köyde bir yabancı. yahut bizim köyün hamam böcekleri. ya da ince hasan...
ya da onu böyle bilindik kalıplara sokup tanımaya çalışan kıçıkırık dantellerin havsalasının almayacağı genişlikte yepyeni bir roman. yepyeni bir yaklaşım. çıkar bir gün ayyuka, okuruz hepimiz, aaaaaaaa deriz geçer.

vefasız maymun'a not / okuyucu kayırma mıdır nedir?!: değişik bir şey oldu, idare et. yağmur yağdı bugün, o yüzden galiba. ayrıca emeksiz yemek olmayacağı gibi yorumsuz yazı da olmaz bunu bil (bkz. kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla).

kendim kendime / kim kime dum duma not: bugün homer'deki elmayı yiyecektin akıllım, nasıl güzel yeşil elmaydı! yağmur da yağdı zaten bugün.

2 yorum:

vefasız maymun dedi ki...

ben iddia ya varım.İzninizle yeni bir iddia konusu daha açmak istiyorum bu bilogta;bence heidi ileride ununu eleyip eleğini duvara astıktan sonra büyük ve herkesi peşinden koşturan bir yazar olacak...

Biraz da kendime pay çıkaracak olursam,benim bitmek tükenmek bilmeyen ısrarlarım sonuçunda hergün bir kitap yazmak zorunda olacak..:)

HEİDİ dedi ki...

vefasız maymun: gelin bir anlaşma yapalım mösyö. ben size her gün bir kitap yazıp göndereyim. aramızda kalsın bu konu da. öyle sürsün gitsin. hamdık piştik olmasın.
: )